Küçükbakkalköy Escort

Küçükbakkalköy Escort Ben de sevgilim de evli insanlarız. Sevgilimin okuması için yazdığım bi fantezi bu. Okudu ve bunu yorumlanabilecek bir yere at, okuyanların yorumlarını okumak istiyorum dedi. Ben de sizlerin beğenisine sundum…

Aylardır görüşmüyorduk seninle ve içimdeki özlem artık dağları aşmıştı. Nihayet Ankara’daki evimi satmayı kafaya koymuştum.. Eve müşteri çıkınca Ankara’ya gelmeye karar Küçükbakkalköy Escort verdim. Uzun bir otobüs yolculuğunun ardından her zaman ki gibi Ankara’nın yagmurlu olduğu bir sonbahar gününde otogarda otobüsten indim.

Ankarayla Kızılay’a geçip arkadaşımı beklemeye başladım. Arkadaşımın gelip beni almasını beklerken yanımdan geçen siyah arabadan korna yapıldığını duydum. Zaten seni göreceğim için heyecanla geldiğim Ankara’da ilk gördüğüm insan sen olacaksın diye kalbim öyle hızlı atmaya başladı ki. Az ilerde durmuş beni bekleyen arabaya yavaş yavaş yaklaştım ve yolcu tarafındaki pencereye doğru eğildim. Hayallerim suya düşmüştü. Çünkü arabanın içindeki sen değildin ,Cengiz’di. Ben yıkılan hayallerimi yerden toplarken, Cengiz’in “ne bekliyorsun yağmurda, gelsene” diyen sesiyle kendime geldim. Arabaya binince selamlaşmadan, hal hatır sormaktan sonra neden geldiğimi sordu.

“Eve müşteri çıktı onu satmaya geldim, bir iki gece de kalıp arkadaşları göreceğim sonra da dönerim” dediğimde “o zaman bi gecesini bizde geçirelim, rakı içer muhabbet ederiz, gece de bizde kalırsın” diye arka arkaya sıraladı laflarını. Her ne kadar gerek yok dedimse de içimdeki coşkuya engel olamıyor, heyecandan sanki yerinden çıkacakmış gibi olan kalbimin sesinin dışardan duyulacağından korkuyordum. Cengiz’in ısrarlarına ve içimdeki heyecana daha fazla dayanamadım ve teklifini kabul ettim. Merkeze geldiğimizde akşam 8 de buluşmak üzere ayrıldık.

Küçükbakkalköy Escort

Arabadan indiğimde Küçükbakkalköy Escort suratımda öyle salak bi gülümseme vardı ki, daha seni göremeden akşamı seninle geçireceğimi öğrendim, nasıl olmasındı o gülümseme. Ev işini halledip bir kaç arkadaşla görüştükten sonra akşamın gelmesini Sakarya’da bi cafede kahve içerek bekledim ve saat yaklaşınca Kızılay’da ki taksilerden birine atlayıp doğruca size doğru yola koyuldum. Taksi, içimdeki heyecanla birlikte tırmanıyordu Dikmen’e doğru. Nihayet sizin apartmanın önünde durdu ve indim taksiden. Gece vakti alkollu kafayla sana video çektiğim yere baktım, gizli saklı sana çıktığım merdivenlere sonra.

Asansöre binip katınıza çıkarken Küçükbakkalköy Escort nefesimi kontrol etmeye uğraşıyordum ama biliyordum ki seni gördüğüm an her şey tepe takla olacak. Seninle hiç konuşmamıştık o ana kadar. Kapıda durup kapının tokmağını vurdum bir kaç kez, kalbimin sesiyle senkronize bir şekilde. İçerden hızla atılan ayak sesleri geldikten sonra birden açılan kapı ve benim yüzümde yine o salak gülümseme… karışımdasın o an… gözlerinin gülüşü, nefesinin dengesizliğinin dudaklarına yansıması, sana bakarken tüm vücuduma ateş basması, ayların verdiği özlemle yapmak istediklerimizi bastırmaya çalışmak…

Cengiz kapıya gelene kadar geçen o birkaç saniyenin sanki yıllarca sürmesi…Cengiz’in “ne duruyorsun kapıda, girsene içeri” diyen sesiyle irkiliyoruz ikimiz de. Kapıda sarılsam mi öpsem mi ikilemi içinde alev alev yanan elini tutuşum ve yanağından öpüp kokunu içime çekişim beni bulutların üzerine çıkarıyor… Kapıda sıcak bi selamlaşma ve ardından salon.

2 Kasım 2020 19:15